Translate

4 Temmuz 2013 Perşembe

ENSEST KONUSUNDA KANUN KOYUCULAR VE KARAR ALICILARIN ROLÜ VE YAPILMASI GEREKENLER


I. OLANAKLAR

Kanun koyucuların ve Bakanlıklar gibi karar alma mekanizmasında bulunanların halihazırda çocuklarla ilgili bilgi edinmeye yönelik pek çok olanağı bulunmaktadır.
1. Araştırma komisyonları / İllerde incelemeler
2. Merkezi ve il düzeyinde koordinasyonlar
3. İdarenin aile içi şiddet, töre konusunda olduğu gibi özel durumlar için kurullar, komisyonlar, çalışma grupları oluşturması
4. TBMM STK çalışma grupları
5. Merkez teşkilatlarının illere görüş sorması
6. TBMM soru önergesi verme
7. Basın yoluyla haberdar olma
8. Kuruluşlarda idare üzerinde baskı yaratacak düzeyde problemlerin yaşanması

II. YAPILMASI GEREKENLER

Kanunların kabulü ve genel yönetimden sorumlu yasama organındaki temsilciler ve yürütme organındaki yöneticiler bakımından çocuklara yönelik riskleri erken fark etme ve önleyici tedbirleri alma konusunda yukarıda yer alan olanaklar bulunmaklar birlikte, bunlar henüz etkili bir önleme mekanizması biçiminde çalışmamaktadır. Etkili bir mekanizma için bu olanakları desteklemek üzere yapılması gerekenler aşağıda yer almaktadır:
1. İstatistikleri ve bütün verileri değerlendirmek ve çözüm / politika üretmekten sorumlu bir kurum olmalı,
2. Aile ve çocuktan sorumlu ayrı bir bakanlık olmalı (Devlet Bakanlığı olmamalı),
3. Bakanlıklar arasında iyi işleyen bir koordinasyon oluşturulmalı,
4. Veri toplanırken ihtiyaca uygun verilerin toplanabilmesi ve verimli bir biçimde kullanılabilmesine yönelik olarak veri toplama kriterleri yeniden belirlenmeli,
5. Anket vb. araştırmalar düzenli olarak yapılmalı,
6. Kurumlar arası bilgi ağı kurulmalı ve bilgi kaydı ve paylaşımına ilişkin esaslar belirlenmeli,
7. Her kurumun il düzeyinde sorunu yerinde / uygulamacılar ile tespit ederek, merkezi yönetime periyodik raporla iletmekle görevli bir kurulu olmalı,
8. Her hizmette ve toplu olarak önleme konusunda hedef belirleyerek (kısa/orta ve uzun vadeli), plan yaparak çalışılmalı ve sonuçları izlenerek, sorumlulardan hesap sorulabilmeli,
9. Ölçme ve denetleme sistemi kurulmalı,
10. Sosyal hizmetler yerelde en küçük idari birim (muhtarlık) düzeyinde örgütlenmeli ve bilgi toplama bu düzeyden başlamalı,
11. Görev ve sorumluluklar ile birlikte kurum içinde bilgi akışının nasıl olacağı tarif edilmiş olmalı,
12. Uygulamada çalışan herkesin görüşünü iletebileceği ve üstleri tarafından dikkate alınacağı bir mekanizma kurulmalı,
13. Meslekler arasında saygı ve güveni geliştirmeye yönelik çalışma yapılmalı,
14. STK’lar arası bir koordinasyon birimi kurulmalı ve burada bilgi derlenip, öneriler TBMM komisyonuna iletilmeli,
15. Meslekte uzmanlaşma, hizmette kararlılık ve istikrar sağlanmalı,
16. Karar alıcı ve kanun koyucu pozisyonunda bulunanlar aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır
a. Kaynak ayrıma yetkisine sahip olanlar nezdinde girişimlerde bulunma
b. Kaynak ayırırken çocuklara öncelik verme
c. Mevcut kaynaklar ve ihtiyaçlar arasında koordinasyonu sağlama
d. Uzun vadeli sonuçları da dikkate alarak politika belirleme
e. Risklere karşı duyarlı olma, riskleri belirleme
f. Kurumunda risk analizi ve bunlara yönelik planlama yapılmasını sağlama
g. Bakanlıklar arasında koordineli çalışmaya istekli olma
h. Hizmet sunumunda çocuğun yararı dikkate alınarak bütün hizmetlerin koordineli bir bütün içinde sunulmasını sağlama
i. Takipçi ve ısrarcı olma
j. İhmal istismarı önleme ile ilgili hedef belirleyip, uygulamayı takip etme
k. Çocuklara öncelik veren bakış açısına sahip olma (çocuk kültürü)
l. Çocuklar ile ilgili politikaları politika üstü tutma
m. Çocukları dinleme ve ciddiye alma
n. Hak bazlı ve duyarlı bakış açısına sahip olma

III. ENGELLER

Yukarıda öngörülen sistemin gelişmesi önünde bulunan aşağıdaki engeller sonuca ulaşmak için aşılması gereken alanları göstermektedir:
1. Sorunlara vaka bazında çözüm bulma alışkanlığı
2. Uygulamacıdan alınan görüşler dikkate alınmaması
3. Üste bilgi iletme kanallarının her zaman açık olmaması; genellikle idarecilerin görüşleri bir üste ulaşması, uygulamacıların görüşlerinin ulaşmaması,
4. Mali kaynakların yetersiz olması / Mali kaynakların kullanımında çocuğa öncelik verme iradesinin yetersiz olması
5. Önleyici bir mekanizma geliştirme konusunda irade eksikliği
6. Hizmette ölçme değerlendirmenin olmaması
7. Baştan hedef belirleyip, plan yaparak çalışma alışkanlığının olmaması
8. İllere göre, onların ihtiyaçlarını dikkate alan planlama yapılmaması
9. Toplumsal ihtiyaçların önceliklendirilmesinde yetersizlik veya tutum eksikliği
10. Toplumdan siyasilere yönelen çocuklarla ilgili konularda talep ve baskının olmaması
11. Medyanın bu tür taleplere yeterince yer vermemesi ve desteklememesi
12. Taleplerin çocuklar tarafından yapılamaması / Çocuktan gelen talebin ciddiye alınmaması
13. Çocuğun birey olarak kabul edilmemesi
14. Yabancı ve mülteci çocuklara yönelik bazı hizmetlerde ayrımcılık yapılması
15. Mekanizmanın ve sorumlulukların net tarif edilmemesi nedeniyle uygulamada farklılıkların ortaya çıkması
16. Herkesimde önleyici hizmetler ve çocuk ihmal ve istismarının önlenmesi konusunda bilgi eksikliği bulunması

Bakım ve sosyal rehabilitasyon merkezleri

Cinsel istismar mağduru çocukların, sosyal uyumları, rehabilite edilebilmeleri ve toplumla yeniden bütünleşebilmeleri için çocuk yuvası ve yetiştirme yurtlarından farklı, bakım ve barınma birimlerinin oluşturulması gerekliliği ortaya çıkmış, bu amaçla çeşitli illerimizde rehabilitasyon amaçlı merkezler açılmıştır.

 Kanun Değişikliği;
5395 Sayılı ÇKK’ya uyum amacıyla 2828 Sayılı SHÇEK Kanununda 01.02.2007 tarih ve  5579 Sayılı Kanun ile değişiklik yapılmıştır.

Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi;
Suça karışan çocukların rehabilitasyonları için açılan merkezler

Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi;
Duygusal, cinsel ve/veya fiziksel istismara uğramış çocukların olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan travma ve/veya davranış bozukluklarını giderme amacıyla rehabilitasyon süreci tamamlanıncaya kadar geçici süre bakım ve korunmalarının sağlandığı bu süre içerisinde aile, yakın çevre ve toplum ile ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü kız ve erkek çocuklara yönelik ayrı ayrı yapılandırılacak yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını ifade etmektedir.

Bu merkezler ;
·         Üniversite hastanesinin bulunduğu illerde açılmaktadır.
·         Merkezlerde mesleki çalışma gerçekleştirilmekte ve üniversite veya devlet hastanelerinin psikiyatri servislerinden destek alınarak çocukların rehabilitasyonu amaçlanmaktadır. 
.          Cinsel, duygusal, fiziksel istismara maruz kalmış çocukların, söz konusu kuruluşlarda rehabilitasyonlarının sağlanarak ailesine (ailesi tarafından istismar edilmemişse) veya diğer sosyal hizmet kuruluşlarına yerleştirilmesi öngörülmektedir.





30 Haziran 2013 Pazar

Zeynep' in ensest hikayesi



Bir otelde temizlik görevlisi olarak çalışan Zeynep’in geceleri, babasının uygunsuz davranışları ile cehenneme dönmektedir. Zeynep’in, iletişim kurabildiği tek kişi otelde çalışan ve ona ilgi duyan Mustafa’dır.

Kendisinden yaşça küçük olan Mustafa’nın ilgisine karşılık vermez ancak, kayıtsız da kalamaz. Zeynep, içine girdiği kısır döngüden kurtulmak için bir çıkış yolu arar…

Şehrin başka bir yerinde genç bir ses teknisyeni olan Selçuk, eşinin ölümünün ardından suçluluk duygusu ile boğuşmaktadır. Selçuk’un karısının kıyafetlerinin bulunduğu bavul, Zeynep’in kaderini umulmadık bir şekilde değiştirecektir…

22 Haziran 2013 Cumartesi


FİLM ÖNERİSİ!!!



Film Özeti

Tam da büyüme çağında olan Joe'nun bu zamanlarda güçlü bir baba figürüne ihtiyacı vardır. Annesi bir opera sanatçısı olan Caterine, Douglas ile evlidir. Ama Douglas, Joe'nun gerçek babasının yerini tutamıyor. Ayrıca Douglas da ruhsal bir bunalımda. Giderek daha da kötüleşen Douglas bir gün Joe'nun gözleri önüne intihar edince Joe'nun durumu daha da kötüleşiyor. Bu olayın sonrasında anneyle oğlu İtalya'ya geri dönüyorlar. Joe orada uyuşturucu kullanmaya başlayınca zavallı annesi oğluna daha da yakınlaşıyor. Ancak bu yakınlaşma giderek bir anne-çocuk ilişkisinden çok iki sevgili ilişkisine doğru kayıyor.

Enteresan bir film ve bir o kadar da aykırı... Tam Bernardo Bertolucci tarzı. sınırları aşılmış bir hikaye. Ve izlemesi zor anne -oğul ilişkisi... Bertolucci tarzını bilenler için filmi anlamak daha kolay olacaktır. Zira Bertolucci'nin filmleri olay olmuştur. Bu da diğer filmleri gibi tartışma yaratmış ve çekildiği dönem de yasaklanmıştır. Film ilk başta genç anne,küçük çocuk ve güzel bir aile ile başlıyor. Sonrasın da hemen oğlunun ergenlik dönemiyle devam ediyor. İşinde başarılı opera sanatçısı bir anne ve annenin peşinde dönen bir baba,yalnız bir genç... Birbirinden kopmuş bu aile içinde zaten oğlu mutsuzdur. Onunla ilgilenen yoktur. Bir de babası gözünün önünde ölünce anne ve çocuk daha depresif bir hale gelir. Bu acıyı unutmak için annesi işine daha çok bağlanır. Zaten yalnız olan oğlu daha mutsuz biri olmaya başlar. Caterina işine yoğunlaşırken Joe ise yeni bir ülkeye uyum sağlamak için uğraşır. Ve Joe bu kadar umutsuzluk içinde uyuşturucu kullanmaya başlar. Bunu öğrenen anne önce kendi yöntemleri ile baş etmeye çalışır ama durum o kadar farklıdır ki buna bulduğu çözüm tüyler ürpertici olarak izleyinin önüne sunulur. Kazanmaya çalışırken kaybetmeye daha çok yakınlaşmak iyi anlatılmış. Ki burada tamamen dengeler değişiyor. Caterina oğlunu kurtarmaya çalışırken gösterdiği ilgi farklı bir ilgiye dönüşüyor. Ensest ilişki zaten uç bir konu,bunu bu kadar ağır bir dramda işleyince sıkıntılı bir film ortaya çıkıyor. Süresi fazla uzun geldi bana.. Biraz daha kısa olsaymış bu kadar boğulmadan izleyebilirdim. Oğluyla birlikte dibe vuran bir kadının hikayesi bu... Bernardo Bertolucci hayranları kaçırmasın...(http://www.sinemalar.com/film/6725/ay-i)

19 Haziran 2013 Çarşamba

Haber!!!


Almanya'nın efsanevi oyuncusu Klaus Kinski, ölümünden yaklaşık 22 yıl sonra kızının cinsel istismar suçlamaları ile karşı karşıya. Kinski'nin oğlu "Babamdan utanıyorum" diyerek ablasına destek verdi.

Almanya günlerdir 1991 yılında ölen efsanevi oyuncu
Klaus Kinski’nin kızına cinsel tacizde bulunduğu iddialarını tartışıyor. Oyuncunun 60 yaşındaki en büyük kızı Pola Kinski, geçen hafta, yıllarca babasının cinsel istismarına maruz kaldığını açıklamıştı. Pola Kinski, bugün piyasaya çıkan özgeçmişine dair “Kindermund” (Çocuk Ağzı) adlı 270 sayfalık kitabında, 5 ile 19 yaşları arasında babası tarafından cinsel istismara uğradığını iddia ediyor.

Bild gazetesinin haberine göre Klaus Kinski'nin tatilden Almanya’ya yeni dönen oğlu, 36 yaşındaki Nikolai Kinski ise “Babamdan utanıyorum” dedi. Babasına yöneltilen cinsel istismar suçlamalarından çok yeni haberdar olduğunu ve duyduklarından ötürü derinden yıkıldığını söyleyen Nikolai Kinski, “Babama bu suçlamaların hesabını sormayı çok isterdim” diye konuştu.

Klaus Kinski’nin diğer kızı, ünlü sinema oyuncusu Nastassja Kinski de ablasını cesur açıklamalarından dolayı takdir ettiğini kaydedip ona destek verdiğini belirtmişti. 51 yaşındaki sanatçı, babasının kendisine de yaklaşma denemelerinde bulunduğunu öne sürmüştü.

"Babamı kötülemek için yazmadım"
Pola Kinski, “Welt am Sonntag” gazetesine verdiği röportajında, yaşadıklarını kaleme aldığı kitabı, babasını kötülemek amaçlı değil, cinsel istismarın çocuklarda nasıl derin izler bıraktığını göstermek için yazdığını söyledi. Pola Kinski, yıllarca korku, panik atakları ve suçluluk duyguları ile acı çektiğini kaydetti.
Üç kez evlenen Kinski’nin her eşinden bir çocuğu bulunuyor. Kinski, anılarını kaleme aldığı 1975 yılında çıkan „Çilek Dudaklarına Deli Oluyorum“ adlı kitabında ensest ilişkiden bahsetmişti.
 http://www.posta.com.tr/magazin/HaberDetay/-Babamdan-utaniyorum-.htm?ArticleID=157296